11 C
Bursa
5 Mart 2024
BAL-GÖÇ – Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği
Haber

39. yılımızı kutladık!

Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (BAL-GÖÇ) tarafından 39. Kuruluş Yıl Dönümü yemeği düzenledi.

Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği (BAL-GÖÇ) tarafından 39. Kuruluş Yıl Dönümü Yemeği, Merinos Kültür Merkezi Yıldırım Bayezid Salonu’nda gerçekleştirildi.

Düzenlenen Yıl Dönümü Yemeğine BAL-GÖÇ Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Nilüfer Belediye Başkanı Turgay Erdem, Kestel Belediye Başkanı Önder Tanır, Karacabey Belediye Başkanı Ali Özkan, İYİ Parti Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve Milletvekili Selçuk Türkoğlu, AK Parti Bursa Milletvekillerinden Emine Yavuz Gözgeç, Refik Özem ve Ahmet Kılıç, CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk, AK Parti Bursa eski Milletvekili ve eski Başbakan Yardımcısı Hakan Çavuşoğlu, CHP Osmangazi Belediye Başkan Adayı Erkan Aydın, Bulgaristan Cumhuriyeti Bursa Ticari Ateşesi Lyubomir Lyubenov, İYİ Parti Bursa İl Başkanı Dr. Mehmet Hasanoğlu, Bursa Mestanlı Yöresi Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Mestaniye Efe, ,AK Parti İl Başkanı Davut Gürkan, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı, MHP Bursa İl Başkanı Muhammet Tekin, MHP Bursa Milletvekillerinden İsmet Büyükataman, Fevzi Zırhlıoğlu ve eski Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ve çok sayıda davetli katıldı.

BALGÖÇ Genel Başkanı Prof. Dr. Emin Balkan’ın konuşmasından satır başları şöyle;

Biz, Balkan ülkelerine hitap eden bir sivil toplum örgütü olarak, BAL-GÖÇ Genel Merkezi’miz ve 10 şubesiyle birlikte Bursa ilçelerinde ve Bandırma’da görev yapmaktayız. Şu an için Bursa, BAL-GÖÇ gibi görünüyor, ancak unutmamak önemlidir ki BAL-GÖÇ Federasyonumuzun kurucusu olduğumuzu hatırlatmak isterim. Balkanlar’da koştuğumuz her alanda, Bulgaristan ve diğer Balkan ülkelerindeki Türk ve akraba topluluklarının sesi olma çabasını sürdürüyoruz. Balkanlar’da 10 milyon Türk ve akraba topluluğuna rağmen, en büyük güvencemiz güçlü bir Türkiye Cumhuriyeti ve Türk milletidir. Bu nedenle birlikte koşmamız ve destek olmamız gerekiyor.

“GURURLA TÜRKÜM DİYEBİLİYORUZ”

Bursa, göçmen bir şehir ve suyun diğer tarafıyla güçlü bağlantılara sahip. Bu bağlantıları, Balkanlarla ilişkileri geliştirmek için milletvekillerimiz ve yerel yöneticilerimizle birlikte kullanmamız gerekiyor. Sadece göçmenler değil, Bursa’nın çeyrekten fazlası Anadolu’dan gelen göçmenlere ev sahipliği yapıyor. Hepimiz bir aradayız, çünkü biz Balkan Türkleri olarak, vatanımızın kıymetini bilenleriz. Cumhuriyetimizin kuruluşunun yüzüncü yılında Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarına minnettarız.

Terbiyemiz sayesinde Türk milletinin bir parçası olarak gururla “Türk’üm” diyebiliyoruz. Ancak Türkmen, Pomak, Torbeş Boşnak, Gayrimüslim Türkler, Gagavuz Türkleri ve gibi alt kimlikleri ayrım yapmadan kabul ediyoruz. Balkanlar’da uzun yıllardır acı yaşamış bir millet olarak, dostluk ve kardeşlik Balkan halklarıyla her alanda geliştirmemiz gereken önemli değerlerdir.

CHP Bursa Milletvekili Hasan Öztürk’ün konuşmasından satır başları şöyle;

BAL-GÖÇ’müz sıradan bir dernek değil, bir dava. Derneği olan Bal-Göç’ümüzün 39. kuruluş yıl dönümünde bir arada olmamız, gerçekten hepimiz için önemli. O günleri hatırlamak, kuruluş değerlerimizi ve amaçlarımızı yeniden gözden geçirmek, atalarımızın ve büyüklerimizin yaşadıklarını bu nesillere aktarmak günümüz açısından önemlidir. 1984 Aralık ayında başlayan soyadı süreciyle Bulgaristan’da yaşayan Türklerin asimilasyon sürecini dünya genelinde duyurmak adına buradayız. O dönemde yaşananları hatırlamamız gerekiyor.

BAL-GÖÇ’ümüzü kuran 8 yürekli insan, Balkan insanının vatan savunmasının bedelini ödeyen insanların çocuklarıdır. Muhacirlerin mirası olarak, vatan savunmasını sonuna kadar yapan, düşman karşısında geri çekilmeyen, ordunun haklarını güçlendiren yürekli insanlar olarak, iki yüz yıllık mücadelede vatanı savunup azınlık olarak kalmış Türk ve Müslümanların bedelini ödeyenleriz.Vatanın bedelini ödeyen Balkan göçmenleri, Anadolu’yu örgütleyen ve kurtuluş mücadelesini başlatan Kuvayi Milliye’nin ruhunu taşımaktadır.

Bugün Balkan insanının birlikteliği önemlidir. Bireysel mücadelelerin ardından ayakta kalmış insanlar olarak, şimdi birlikteliği geliştirmeli ve Bursa’nın yanı sıra Türkiye’de ve Balkanlar’da yaşayan Türk ve Akraba Topluluklarının birliğine katkıda bulunmalıyız. BAL-GÖÇ, bu birlikteliğin bir parçası olarak sadece bir sivil toplum örgütü değil, aynı zamanda bir dava ve ülkemizin sivil diplomasi sinir uçlarıdır.

AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen’in konuşmasından satır başları şöyle;

Bizler her zaman Balkan politikasını partiler üstü bir mesele olarak gördük. Bugün de aynı bakış açısıyla olaylara yaklaşıyoruz. Dünya genelinde ve özellikle bölgesel olarak değerlendirdiğimizde, Türkiye’nin zor coğrafyada bulunduğunun bilincindeyiz. Balkanlar, Orta Doğu, istikrarsızlaştırılan Kuzey Afrika ve kuzeyimizde Rusya savaşı ortasında, bu zorluklar içinde bölgesine hükmeden, oyun kuran bir Türkiye’yi ve tam bağımsız bir Türkiye’yi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde yirmi yıldır inşa ediyoruz, sizin desteğinizle.

Bu neden önemli? Gazze’deki olaylara tanıklık ettiğimizde, medeni olduğunu iddia eden ve insan hakları konusunda hiç kimsenin geride bırakılmadığına inanan bir Türkiye’nin önemini anlıyoruz. Yirmi beş binin üzerinde insanın yüz gün içinde öldürüldüğü ve bunların çoğunun kadın ve çocuk olduğu bir ortamda, bu durumun, geçmişte Srebrenitsa’da, Kosova’da ve Bulgaristan’da soydaşlarımıza yönelik baskılarda olduğu gibi trajik sonuçlar doğurduğunu biliyoruz.

Biz Balkanlar’a gittiğimizde, bölgenin ne kadar hassas bir denge içinde olduğunun farkındayız. Bir kıvılcımın neleri tetikleyebileceğini biliyoruz. Cumhurbaşkanımızın liderlik diplomasisi sayesinde, orada her kesimle görüşebilen ender liderlerden birinin varlığını bizzat yaşıyoruz.

İYİ Parti Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı ve Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle;

1988-1989 yılında Bursa Ülkü Ocakları Yöneticisi olarak Balkanlar’la ilgili eylemleri, kavgaları, yürüyüşleri Uludağ Üniversitesi’nde gerçekleştirirken, birilerine şöyle diyordum: “Gelin. Ahmet Aç, Mehmet Aç, asgari ücretli perişan. Affedersiniz, karısını, kızını satıyorlar.” Sonra bu gelenlerin içinde kaç tane casus var biliyor musunuz diyorduk. Birileri ideolojik kaygılarla övgüler diziyordu, biz de şöyle diyorduk: “Tıpkı bugün dediğimiz gibi. Bizim için suyun ötesiyle bu taraf Anadolu’yla, Balkan coğrafyasının hiçbir farkı yoktur. Balkan coğrafyasının çocuklarıyla Anadolu coğrafyasının çocukları Çanakkale’de koyun koyuna yatmaktadır.”

Sizin suyun ötesi diye küçümsemeye çalıştığınız yerden, Anadolu’ya kim geldi biliyor musunuz? “Ne harâbîyim ne harâbâtîyim Kökü mazide olan âtîyim” diyen Yahya Kemal geldi. Bir Balkanlıydı. Yunan ilk adımı İzmir’e attığında ilk silahı ve ilk kurşunu sıkan Hasan Tahsin. Balkanlar’dan suyun öte tarafından o da bir al kanlıydı. Bağımsızlığımızın sembolü İstiklal Marşımızın yazarı Akif Ersoy geldi oradan. O da bir Balkanlıydı. Aslında hepsinden öte, Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk de bir balkanlıydı ve biz kendimizi en az onun kadar balkanlı kabul ediyoruz. Allah onları, şehitlerimizi var etsin, ruhlarını şad etsin.

 

İlgili Yazılar

Mestanlı Yöresi Kültür ve Dayanışma Derneğinin Cumhuriyetin 100. Yılı etkinliği gerçekleştirildi.

selim

Genel Başkanımız Prof. Dr. Emin Balkan ve Heyeti, Bursa İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoglu’nu makamında ziyaret etti.

selim

İstanbul Yenikapı Kültür Buluşması “Bursa Tanıtım Günleri” festivali

admin

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda sorun yaşamayacağınızı varsayıyoruz, ancak dilerseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası