20 Nisan 2026
BAL-GÖÇ – Balkan Göçmenleri Kültür ve Dayanışma Derneği
Haber

BASIN AÇIKLAMASI

Bulgaristan’da gerçekleştirilen son parlamento seçimleri, yalnızca ortaya çıkan siyasi tablo itibarıyla değil; demokratik katılımın niteliği, temsiliyetin yönü ve kamu vicdanında yarattığı etki bakımından da dikkatle değerlendirilmesi gereken bir süreci gözler önüne sermiştir.

BAL-GÖÇ olarak, kuruluş ilkelerimiz doğrultusunda bir kez daha altını çizmek isteriz ki; derneğimiz herhangi bir siyasi yapının, grubun ya da aktörün değil, kamu yararının, hukukun üstünlüğünün ve Balkan coğrafyasında yaşayan soydaşlarımızın temel hak ve özgürlüklerinin savunucusudur. Seçim sürecinde de bu çerçeveden uzaklaşılmamıştır.

Seçim sürecinde özellikle Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşlarının oy kullanma imkanlarının ciddi şekilde sınırlandırıldığına tanıklık edilmiştir. Sandık sayılarındaki kayda değer azalma, ulaşım ve erişim zorlukları ile birlikte saatler süren kuyrukların oluşmasına yol açmıştır. Bilinçli olarak yapılan bu zorlaştırmalara karşın soydaşlarımız yüksek katılım oranı ile sandığa gitmiş ve oylarını kullanmıştır.

Seçim sonuçları, Bulgaristan Türklerinin parlamentodaki temsili bakımından da üzerinde ciddiyetle durulması gereken bir tablo ortaya koymuştur. Uzun yıllardır belirli siyasi yapılar üzerinden şekillenen temsil anlayışının, bugün gelinen noktada hem sayısal hem de niteliksel olarak sorgulanır hale geldiği görülmektedir. Bu durum, yalnızca seçim aritmetiğiyle açıklanabilecek bir gelişme değil; aynı zamanda toplumun mevcut temsil anlayışına yönelik artan bir rahatsızlığının da göstergesidir.

Açıkça ifade etmek gerekir ki; Bulgaristan Türklerinin temel meselesi, temsiliyetin hangi siyasi yapı tarafından sağlanacağı meselesinden ziyade, bu temsiliyetin hangi ilke ve değerler üzerine inşa edileceği meselesidir. Temsil, kişisel güç alanlarının genişletilmesine, dar çevresel menfaatlerin korunmasına veya kısa vadeli siyasi kazançların elde edilmesine hizmet ettiği ölçüde anlamını yitirir. Toplumun iradesini taşıması gereken temsil mekanizmalarının, rant ilişkilerinden ve menfaat odaklı yapılardan arındırılması artık bir tercih değil, zorunluluktur.

Bugün ortaya çıkan tablo, Bulgaristan Türklerinin yalnızca siyasi olarak değil, aynı zamanda ahlaki ve ilkesel bir temsiliyet arayışı içerisinde olduğunu açıkça göstermektedir. Bu arayış, herhangi bir siyasi yapının güçlendirilmesi ya da yeniden tahkim edilmesi çağrısı değil; bilakis, mevcut anlayışların ötesine geçilmesi gerektiğine dair güçlü bir işarettir. Toplumun beklentisi; şeffaf, hesap verebilir, kapsayıcı ve en önemlisi temiz bir siyaset anlayışının hâkim olduğu yeni bir temsil zemininin oluşmasıdır.

BAL-GÖÇ olarak çağrımız nettir:

Temsiliyet, kişi ya da yapı merkezli değil; ilke ve değer merkezli olmalıdır. Bulgaristan Türk toplumunun iradesi, hiçbir şekilde dar çıkar ilişkilerine indirgenmemeli; aksine, ortak akıl ve ortak gelecek perspektifi ile şekillenmelidir.

Bu vesileyle, seçim süreçlerinin daha adil, daha erişilebilir ve daha kapsayıcı hale getirilmesi; özellikle yurt dışında yaşayan seçmenlerin demokratik haklarını tam anlamıyla kullanabilmelerinin sağlanması gerektiğini bir kez daha vurguluyoruz.

BAL-GÖÇ, bundan sonra da tarafsızlık ilkesinden taviz vermeden; Balkanlar’daki soydaşlarımızın hak ve menfaatlerini, demokratik değerler çerçevesinde savunmaya devam edecektir.

 

Prof. Dr. Emin BALKAN

BAL-GÖÇ Genel Başkanı

İlgili Yazılar

BAL-GÖÇ’te Üç Yıl: Birlikten Doğan Güç, Köklerden Yükselen Yeni Bir Gelecek

selim

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı

admin

YKS’ye Girecek Tüm Öğrencilerimize Başarılar Dileriz.

admin

Bu web sitesi, deneyiminizi geliştirmek için çerezler kullanmaktadır. Bu konuda sorun yaşamayacağınızı varsayıyoruz, ancak dilerseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul Et Devamını Oku

Gizlilik ve Çerez Politikası