Balkan Türkleri Uyanıyor

 

 

Sadece bir soykırım yaşandığında akla gelen ama bugüne kadar Türkiye'nin bir türlü sahip çıkmayı başaramadığı Balkan Türkleri bugünlerde infial halinde.
Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı'nın konuğu olarak İstanbul'a gelen ünlü Azeri Türk'ü edebiyatçı ve siyaset adamı Sabir Rüstemhanlı'nın konferansını dinlemeye gelenler arasında Balkan-Rumeli Türkleri  Federasyonu Başkanı Özcan Pehlivanoğlu da vardı.
Ayaküstü sohbetimiz sırasında sıkıntılarını anlatırken zehir zemberek açıklamalarda bulundu. AKP hükümetinin çıkarttığı yeni yasalara göre dernek veya federasyon adlarına artık "Türk" kelimesinin yasaklandığını hatırlattı. Sadece Türk değil, Türkiye Cumhuriyeti'ni, bayrağımızı ya da Türk motiflerini çağrıştıran sembollere de izin verilmediğini ekledi. Oysa, AB'nin kalbi Almanya'da adı "Türk federasyonu" olan resmen bir oluşum var. Uyanın millet, Almanya'da "Türk" demek serbest, ama Yunanistan'dan sonra Türkiye'de de yasak! Bunu yazarken bile sinirden kalbim sıkışıyor!    
"Bu dernek kimlerin derneği" diye sorulursa ne denecek?  "Balkan Göçmenleri Derneği." Peki "Kim bu Balkan göçmenleri" diye soracak olursanız cevabı yok. AKP hükümeti Balkanlarda yaşayan Türkleri zaman içinde tamamen  yok etmeye giden kararı resmen yasa çıkartarak almış. Aynı politikayı Tito döneminin Yugoslavya'sı uyguladı. Azınlık yerine Müslüman Yugoslavları yarattılar. Onlar da yıllarca seslerini sosyalist diktatorya nedeniyle çıkartamadılar. Sonunda da "siz zaten bir millet değilsiniz, bu topraklar da bizim" dediler ve Dünyanın gözünün içine bak baka Arnavut ve Boşnaklara tarihin en kanlı katliamlarını gerçekleştirdiler. Şimdi ise kimi Türk soyu, kimi 650 yıl önce Türkleşmiş ve en az Anadolu Türk'ü kadar anavatana sadık olan, Çanakkale'den, Yemen'e kadar tüm savaşlarda Atatürk ve silah arkadaşları ile milli güçlere katılmış, yavrularını vatan için şehit vermiş ve vermeye devam eden, bununla da gurur duyan Türk, Ruman, Pomak, Arnavut, Boşnak ve Goralı'lar bir çatı altında toplanıp hem Balkan Türklerini, hem de Türk dünyasını uyandırmaya hazırlanıyorlar. Çünkü AKP hükümeti bu Türklerin geride bıraktıkları topraklardaki haklarını aramak yerine oların kimliklerini yok etmeyi tercih ediyor.
Özcah Pehlivanoğlu'na 2200'den fazla derneği olan Balkan Türkleri'nin bu güne kadar neden pasif kaldıklarını ve ciddi bir projeye imza atamadıklarını sordum ve ekledim.
"Gazi Osman Paşa'nın Plevne direnişi milli onurumuzdur. Şarkılar ve türkülerle nesilden nesile devredilir. Bulgaristan'da bu savaşın olduğu yerde Rusların anıtı var. Neden Türkiye bir anıt dikme ihtiyacı hissetmiyor. Türkiye'de bundan kim rahatsız oluyor? Ayrıca Mostar'da Hırvat tepelerine Müslümanlara meydan okunurcasına 25-30 metre yüksekliğinde dev bir haç yapıldı ve yıllardır herkes seyreder. Neden bugüne kadar Müslümanların tarafında olan, tam karşı tepeye haç'ın inat olsun diye, 'uyumuyoruz, dimdik ayaktayız' mesajı olabilecek haç'ın iki misli büyüklüğünde bir ay ve yıldız dikemediniz?"  
Pehlivanoğlu söylediklerime katılarak "Vedat bey aynı şeyleri düşünüyoruz . Biz ciddi olarak harekete geçtik ve bundan sonra yapacağımız işleri duyacaksınız. Dernekleri federasyon ve konfederasyon çatısı altında toplanmaya başladı . Çok yakındaTürk dünyası ve Türkiye'nin çıkarları için nasıl çalışacağımızı göreceksiniz. Tek ciddi sıkıntımız para, hükümetten tek kuruş yardım alamıyoruz."
Geçenlerde Pehlivanoğlu'nun arabasına gece vakti bir sabotaj düzenlenmiş. Sadece direksiyon simidi kesilerek alınmış, inceden bir mesaj verilmiş. Bu mesajları kim veriyor acaba? Şu pişkin, şımarmış ve işbirlikçi mesajcılara acaba milletimiz ne zaman mesaj göndermeye başlayacak diye hep merak ederim…

Vedat YENERER
info@internetajans.com
 

 

 

Muhacir diye küçümsenenler,tarihin yazdığı savaşlarda en geriye kalanlar,yani "Düşmanla sonuna kadar dövüşenler"  çekilen ordunun ri'cat hatlarını sağlamak için kendilerini feda edenler ve düşman karşısında kaçmak,çekilmek nedir bilmeyenlerdir.Muhacirler kaybedilmiş ülkelerimizin milli hatıralarıdır.
17.01.1931  M.Kemal Atatürk
 

 

 

.

2005-Bal-Göç web sitesi tasarımı:Erdinç Kahraman