"Ben bir Macır Çocuğuyum..."

 

 

Binlerce yıldır yaşadıkları evlerinden, bahçelerinden, bahçelerinde yetişen meyve ve sebzelerinden, yarım kalmış sevdalarından, çiçeklerinden, tavuklarından, kuzularından, mezarlarından koparılarak göç ettiler.

Üç- beş parça eşyayı alarak…

Hudut kapısından isimleri, dilleri ve dinleri ile geçtiler…

Onlar, soykırımın insanları…

O kokular yaşıyor (… 30, 50, 68, 89 göçü),
bugünlere uzanan göçün çocuklarının çocuklarında…

'Ben bir macır çocuğuyum' sözü o kokunun özlemi, yaşamı, dilidir…

Zira göç eden insan, yetim kalmış gibidir… Anası, Kosova; babası, Bulgaristan; kardeşi, Yunanistan; ağabeyi, Bosna…

Onlar Balkanlardan göç edenler…

Kulaklarında bin yıllık topraklarının şarkıları, türküleri…
Yüreklerinde örf ve adetler… Düğünler, halaylar…
Sofralarında balkan mutfağının lezzeti, kokusu…

Binlerce yıldır yaşadıkları topraklardan bir anda kopartılan 'lotus çiçekleri' gibiler…

Efsaneye göre, lotus çiçeğini koklayanlar ülkelerinden sürgün edilirmiş…



Diğer adı Nilüfer olan bu çiçek, özgürlüğün simgesidir; çamurda yetişse de, yaprakları çamurlanmayan, bulunduğu yere kök salmayan lotus çiçeği her biri...

Buluşuverdiler, o çocuklar kuşaklar sonrası ile…

"Ben bir macır çocuğuyum" diyerek…

Çoğunun adlarında göçün izleri ya da koparıldıkları toprağın kokusu vardır.

Adı: Emin; Soyadı: Balkan…

BAL-GÖÇ Genel Başkanı Emin Balkan ile çayın deminde, balkanlara uzanıyor sohbetimiz…

"Hedefimiz; Balkan soydaşlarına sosyal dayanışma, yardım, birlik sağlamak. Kültürel değerleri korumak ve yaşatmak…'Ben macır çocuğuyum' diyenlere ait olma duygusunu yaşatmak …" sözlerini kullanan balkan çocuğu Balkan, BAL-GÖÇ'ün sadece Bulgaristan göçmenlerinin örgütü olmadığını (BUL-GÖÇ) Balkan göçmenlerine ve Balkanlarda yaşayan soydaşlara kucak açtıklarına işaret ediyor…

Üyeleri; Bulgaristan, Makedonya, Bosna, Kosova, Yunanistan'dan...

Rumeliler... Bulgaristan göçmeni, Arnavut, Boşnak, Bosnalı, Pomak…

"Hedefimiz, etnik kimlikle önce çıkmak değil... 'Ne mutlu Türküm diyene' diyoruz" mesajının altını çizen Balkan, yemekte, müzikte, kültürde, dilde, birlik olmak… Ve de Osmanlı vakfı eserlerini yaşatmak. Eski rejimler yıkıldı, Balkanlar'da. Ulusal ve uluslararası boyutlara taşıyacağız, sesimizi" diyor Balkan…

Artık barış havuzundalar… Bu havuzda kardeşlik, dostluk türkülerini söylemek var.

Çok seslilik değil midir renklerin buluşması?

İşte bu nedenledir ki, BAL-GÖÇ'ün kongresinde, şimdiye dek görülmedik bir taban hareketi ile seçim yapılıyor.

20-25 kişiden oluşan muhalif sesler, cılız kalıyor! Balkan'ın(!) sesini 'şalter' indirerek kesmek isteyenler olsa da…

Soykırımın çocuklarının çocukları buluştu; kokularda, lezzetlerde, türkülerde…

 "Ben bir Macır Çocuğuyum" diyerek…

Vicdan Kayır

www.ucnokta.com

www.guvercinevi.net/index.asp

 

 

 

 

Muhacir diye küçümsenenler,tarihin yazdığı savaşlarda en geriye kalanlar,yani "Düşmanla sonuna kadar dövüşenler"  çekilen ordunun ri'cat hatlarını sağlamak için kendilerini feda edenler ve düşman karşısında kaçmak,çekilmek nedir bilmeyenlerdir.Muhacirler kaybedilmiş ülkelerimizin milli hatıralarıdır.
17.01.1931  M.Kemal Atatürk
 

 

 

.

2005-Bal-Göç web sitesi tasarımı:Erdinç Kahraman