TUNA BOYUNDA BİR ADA

 

 

 

 

 

Tuna boyunda bir ada,
İçi, sanki mezbaha
İstif istif insan dolu
Sanırsın ki mahşer yolu,
Gözlerim alev topu
Ellerim diken dolu
Sağım Rodoplu,
Solum Dobruca dolu
Yiğitler içinde, aslanlarla dolu.


Tuna boyunda bir ada,
Bekleşir insanlar için de yan yana, kol kola
Derler ki, ne olacak sonumuz hayrola
Ne olacaksa olsun gayri cenabı haktan yana
Biter elbet biter, bir gün bu çile, zülüm, işkence biter,
Biter de,
Çamur at, izi kalır
Belene de yatanın ismi kalır,
Kalmaz Hasanım kalmaz
Ne ismin, ne sanın, ne de şanın
Yerde kalmaz
Sen ki Tuna'nın kalbine sancak dikensin
İstanbul surlarındaki Ulubatlı Hasan gibisin.


Tuna boyunda bir ada,
Şimdi Türklüğü katletmekmiş moda,
Hiç beklediğiniz oldu mu eceli
Ecel gibi sizi bekleyen son geceyi,
Kavuşmak nasip olmayacak Anadolu'da bir mezraya
Vasiyetin o'dur ki, gömüleyim Anavatan'da bir mezara.


Yahu Hasan, tuhaf bir koku var bu adada
Çok güzel kokuyor
Şükür, ya rabbi şükür,
Bu koku; cennet kokusu...

Sezgin ŞEN...
 

 

 

 

 

 

Muhacir diye küçümsenenler,tarihin yazdığı savaşlarda en geriye kalanlar,yani "Düşmanla sonuna kadar dövüşenler"  çekilen ordunun ri'cat hatlarını sağlamak için kendilerini feda edenler ve düşman karşısında kaçmak,çekilmek nedir bilmeyenlerdir.Muhacirler kaybedilmiş ülkelerimizin milli hatıralarıdır.
17.01.1931  M.Kemal Atatürk
 

 

 

.

2002-2007-Bal-Göç web sitesi tasarımı:Erdinç Kahraman