Sizlerden Gelenler:
Nuri Adalı : Hatıralarımızda Ölmeyecek Şahsiyet

 

 

 
Nuri Turgut ADALI' yı kaybettik

 

Adalı Hatıralarımızda Ölmeyecek Şahsiyet-Mestan ADALI


   Merhum 11 Eylül 1922 yılında Kırcali İli'nin Kirkovo Belediyesi'ne bağlı Ostrovets /Adaköy/ köyünde doğdu.Afrika denince akıllara, ömrünün 20 yıldan fazlasını milletinin özgürlüğü uğruna hapislerde geçiren Nelson Mandela gelir. Lakin, bizim de bir Mandela'mız var- Hacı Nuri Turgut Adalı. Maalesef, bundan bundan böyle var deyemeyeceğiz.

   DÜNYA VAR OLDUKÇA UNUTMAYACAKda olsak. Büyük mücahidi, şairi aylar önce ebedi yolculuğuna uğurladık.

   İnanması çok güç. Lakin, Nuri Adalı vefat etti. Geçirdiği kalp krizi sonucu, bizleri keder gözyaşlarına boğdu.

   Merhum 11 Eylül 1922 yılında Kırcali İli'nin Kirkovo Belediyesi'ne bağlı Ostrovets /Adaköy/ köyünde doğdu. Şumen Nüvvap Okulu'nun Orta ve Alı kısmını ikmal ettikten sonra Yunanistan'ın /Komotini/ Gümülcine kasabasında, Kirkovo'nun Çorbaciysko ve Momçilgrad'da öğretmenlik yaptı. Genç yaşta, totaliter rejimin menfi yönlerini açığa vurmaya, eleştirmeye başladı. Onu yıldırmak ve korkutmak için çeşitli çarelere baş vuran rejim, Nuri Adalı'nın ruhunu kıramadı.

   POLİS DAİRELERİNDE TUTUKLAMALAR ve oradaki işkenceler hariç, ömrünün 23 yılını Stara Zagora hapishanesi, Belene ölüm kampında ve Montana İli'nin Skomle köyünde sürgünde geçirdi. Ayrılığa dayanamayan eşi Nesibe Hanım, babası Turgut ve annesi Esma'nın Tanrı'nın rahmetine kavuştukarını göremedi

   Nuri Adalı 1989 yılında sınırdışı edildi. Yıllardır hasretini çektiği Türkiye onu bağrına bastı. BALGÖÇ ona sahip çıktı. Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti kendisine "Gazi" ünvanını verdi. Zamanın Başbakanı Tansu Çiller'in talimatıyla Bursa'nın Görükle Göçmen Konutları'ndan bir daire verildi. Adalı'yla görüşmelerimizde sık sık UMDUĞUNU BULAMADIĞINI DİLE GETİRİRDİ.Göçmenler arasında söz sahibi olduğunu bilen bir çok parti liderlerinin seçimönü kampanyalarında istedikleri desteği reddetmiş, politik hesaplara alet olmamıştı.

   Çifte vatandaşlık hakkını elde edince, sık sık Bulgaristan'a gelirdi. Bilhassa Yaz aylarını doğup büyüdüğü Ostrovets'te geçirirdi. Bağlı bulunduğu Kirkovo Belediyesi'nden önce (!?), ona Momçilgrad Belediyesi ve Hak ve Özgürlükler hareketi sahip çıktı. Yerel Meclisin ilk oturumunda şehrin "Fahri Vatandaşı" ilan edildi. Belediye dairesine yerleştirildi.

   Merhum, Türkiye'de ve Bulgaristan'da katıldığı forumlarda konuşmalarıyla alkışlandı. Sabık Cumhurbaşkanı Jelyu Jelev, Dışişleri Bakanı Solomon Pasi, HAPİSHANE ARKADAŞI İVAN NEVROKOPSKİ ve Bulgaristan'ın önde gelen şahıslarıyla görüştü. Bulgaristan'a geri dönmesi teklif edildi. Buna hak vermekle beraber, eski rejimle kavgalı olması, ona karşı direnmiş biri olarak geriye dönmeyi içine sindiremiyordu. Buna rağmen aramızda daha fazla duruyordu. Hak ve özgürlük savaşçısı Bulgaristan'da demokrasinin daha hızlı ve normal gelişmesi için can atıyordu. Büyük insan İslam'ın 5 şartını da hakkıyla yerine getirdi.

   Affetmeyi, bağışlamayı bilir ve becerirdi. Şahsımın ona karşı mecbur edilerek İŞLEDİĞİM GÜNAHI AFFETTİ.

   Yattığı yerler Nur, mekanı Cennet, ruhu şad olsun.

   Nuri adalı Bulgaristan Türkleri Edebiyatı'na değerli eserler bıraktı. Şiir kitapları hazırladı. Gazeteci yazar Mehmet Türker okuyuculara merhumu "Göldeki adam" kitabıyla tanıttı.

   Adalı'nın ardında biri Türkiye'de, diğeri Bulgaristan'da iki evladını, torunları, yakınları, dostları, hemşerileri, uğruna yıllarca savaştığı Türk azınlığı kaldı.

   Merhumun, nasihatı üzerine, iki eşi, anne ve babası ve diğer yakınlarının bulunduğu doğum yeri Ostrovets köyündeki mezarlığa defnedildi. Çoğu siyasi ve sivil toplum örgütleri tarafından kabrine çelenkler konuldu. Merhumun ölümünden 52. Gün sonra doğduğu köyde düzenlenen Mevlid-i Şerif okundu. Aynı gün momçilgrad'da da anıldı.

   Ramazan Bayramı'nın Arifesi'nde HÖH ve Momçilgrad "Rodopastroy" şirketinin icraa ettiği mermer sarılı, çiçeklerle donatılmış kabrinde anıldı. Yüzlerce insanın katıldığı merasime HÖH Genel Başkanı Ahmet Doğan, Tarım ve Orman Bakanı Mehmet Dikme, Milletvekili Lütfi Mestan, Ünal Tasim, İsmet Saraliyski, HÖH İl Başkanı Bahri Ömer, Kırcali İli Belediye ve Meclis Başkanları hazır bulundular. 3 metre yükseklikteki anıt kitabesindeki, merhumun resmi altında şunlar yazılı:

   "Yanan bir ışıktı, söndü.
  Tükenen bir mum misali.
  Vatan ve milleti uğruna savaşta,
  Yoktu memlekette emsali.


  Acı ve boralı yıllarda savaştı,
  En sonunda emeline ulaştı.
  Bilmeyiz şimdi rahat mıdır uykusunda,
  Dileriz, güller açsın ebedi yuvasında.


  Her ölen ister duayı,
  Burada yatan için de okuyun FATİHAYI!

   Nuri Adalı'nın hayat ve davası şimdiki ve gelecek nesillere, halkımıza kana kana içecekleri bir kaynak, hafızalardan silinmeyecek bir örnek olacak. Bir güneş gibi ebediyen parlayacak. Yüce Rabbimiz ona nurlar içinde yatmasını, Resulüllah efendimize Cennet'te komşu olmasını nasip etsin!

   RUHU ŞAD OLSUN!
 

 

.

 

 

Muhacir diye küçümsenenler,tarihin yazdığı savaşlarda en geriye kalanlar,yani "Düşmanla sonuna kadar dövüşenler"  çekilen ordunun ri'cat hatlarını sağlamak için kendilerini feda edenler ve düşman karşısında kaçmak,çekilmek nedir bilmeyenlerdir.Muhacirler kaybedilmiş ülkelerimizin milli hatıralarıdır.
17.01.1931  M.Kemal Atatürk
 

 

 

.

2005-Bal-Göç web sitesi tasarımı:Erdinç Kahraman