Sizlerden Gelenler:
Anadilimizi Okuyalım,Kimliğimizi Koruyalım

 

 
 

İnsanoğlunun ve insanlığın oluşu ve varlığının en büyük ve değerli kazançlarından biri dildir. Bugün yeryüzünde konuşulan dillerin sayısı 3500’ün üstündedir. Sayıca en fazla insan tarafından konuşulan dillerin başında Çince, İngilizce, Fransızca, Rusça, İspanyolca, Hintçe ve Türkçe gelmektedir. Bu ilk yedi dil arasında Türkçe’mizin de bulunması asla rastlantı değildir. Bu da demektir ki, Türkçe’miz dünya dilleri arasında önem taşıyan dillerden biridir.

Her milletin bir dili vardır. Türkçe de bizim ana dilimizdir. Duygularımızı , düşüncelerimizi, sevinçlerimizi, acılarımızı, tüm dilek ve dertlerimizi onun vasıtası ile anlatırız. Dil ruhumuzun bir ifadesi, bir yansıtışıdır, bir aynasıdır. Anadilimiz Türkçe güzel ve zengin bir dildir. Onu okumak, korumak, öğrenmek, geliştirmek hepimizin kutsal birer ödevidir. Türkçe’mizi doğru konuşmak, doğru yazmak için gereken gayretleri harcamalıyız, emeğimizi esirgememeliyiz. Bu konuda en önemlisi de aileden, ana-babalardan bulacağımız destektir. Bazı veliler (ana, babalar) Türkçe ye önem vermiyorlar galiba, onu var eden dili küçümsüyorlar sanki. Seçmeli diğer derslere meyil gösteriyorlar, çocuklarını da yanlış yönlendiriyorlar. Bunu da, çocuklar zaten evde çanak antenler vasıtasiyle Türkçe çeşitli programlar izliyorlar, bu yeterlidir gibi düşünüyorlar sanki. Acaba doğru mu hareket ediyorlar. Asla, olumlu cevap alamazlar insancıl, mantıklı düşünebilen kimselerden. Kendini bilmeyen, dilini benimseyen kültürünün derinliklerine inme yollarını arayıp bulma çabasında olmayan her fert yanlış yolda yürümektedir. Kendini iyi anlayamayan başkalarını nasıl anlar. Satelittir, çanak antendir, bunlar yarım buçuk işlerdir. Anadilimizi öğrenilmesine yeterli olamazlar. Türk dilimizin öğrenimi ile ilgili bazı rakamlara başvuralım.

Geçen öğretim yılında Razgrat ilinde 4312 öğrenci Türk Dili okumuşlardı. I sınıftan VIII. sınıfa kadar 248 grup oluşturulmuştur. Öğretmenlerin sayısı ise 75-ti.

Yeni 2002/2003 öğretim yılında, esefle belirtmek isteriz ki, Türkçe okuyan öğrencilerin sayısı daha da azaldı. Birinci sınıftan sekizinci sınıfa kadar ilde toplam 3949 öğrenci okumaktadır. Öğretmenlerin sayısı 81-dir. Fakat onlardan 41-i sıra öğretmeni değildir. Türk Dili uzman hakkına sahip değillerdir. Geçen ders yılında olduğu gibi, bu yıl da Dânkovo, Yasenovets, Ostrovo, Rakovski, Vladimirovtsi, Ezerçe, Tsar Kaloyan, Sevar, Lıvino, Kitançevo, Ludogortsi, Todorovo, Podayva köylerinde 100-den fazla öğrenci anadilimiz Türkçe’mizi seve seve okumaktadırlar.

Öğretim yılı başında Türkçe kitap yetersizliği ile yüzyüze gelmiştik. Bazı ders kitapları eskimiş, yırtılmış, kullanılamaz hale gelmişti. Büyük gayretlerle halen bazı okullarımızda bu soruna da çözüm bulundu. Türkçe’nin okunmadığı bazı okullardan kitaplar alınıp okuyanlara verildi. Sağ olsun Şumen anadili müfettişi Fikriye Mehmet. Onun yardımı sayesinde birinci sınıflara “Okumaya Başlıyorum” kitabından çocuklara 500 adet sağladık. Arzu edenlere dağıttık.

Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gelen son yönergeye göre 2002/2003 ders yılında Türkçe’nin okunması şu karara bağlanmıştır. Anadilimiz birinci sınıf öğrencileri için haftada üç saat olacaktır. Ve zorunlu seçmeli ders olarak okunacaktır. Eğer öğrenci veya ailesi yabancı dili zorunlu seçmeli ders olarak gösterdiyse, anadilimiz Türkçe’yi serbest seçmeli ders olarak haftada dört saat okuyabilir. Bu konuda her şey öğrenciye ve ana-babalara bağlıdır.

Yaşadığımız o ağır ve acı günleri unutmuş gibiyiz, yoksa bize mi öyle geliyor. Hani Türkçe’mize hasrettik, onu serbestçe okumak, şiirler yazmak, türküler, şarkılar söylemek istiyorduk seslerimizin çıktığı kadar. Türkçe radyo ve televizyon programları izlemek istiyorduk. Hani neler oldu bizlere. Bazılarımız anadilimizin yanından bile geçmek istemiyor sanki. Bu sorunun cevabını herkes kendince düşünüp bulmalıdır. Unutmayalım ki bu bir toplum sorunudur da... Toplumu oluşturanlar ise bir insanlar değil miyiz...

Gelin Türkçe’mizi, anadilimizi, varlığımızı var eden dilimizi, varlığımızı dünya önünde kanıtlayan Türkçe’mizi küçümsemeyelim, hatanın neresinden dönülürse kârdır, atasözünü unutmayalım! Türkçe ve Türklük bizim gururumuzdur. Onu okumak, savunmak, geliştirmek hepimizin boyun borcudur. Esas görevlerimizin icrası ise yarınlarımızı, çocuklarımızın ve torunlarımızın hayatını garanti altına almak demektir.

 

Seher Adilova

Razgrat Eğitim ve Bilim Şubesi

Türk Dili Müfettişi

 
 

 

 

Muhacir diye küçümsenenler,tarihin yazdığı savaşlarda en geriye kalanlar,yani "Düşmanla sonuna kadar dövüşenler"  çekilen ordunun ri'cat hatlarını sağlamak için kendilerini feda edenler ve düşman karşısında kaçmak,çekilmek nedir bilmeyenlerdir.Muhacirler kaybedilmiş ülkelerimizin milli hatıralarıdır.
17.01.1931  M.Kemal Atatürk
 

 

 

.

2005-Bal-Göç web sitesi tasarımı:Erdinç Kahraman