Sizlerden Gelenler:
Anadilini Okumayanları Düşünüyorum

 

 

 
Gelecek ders yılında hepimiz Türkçe saatlerinde yerimizi alalım

Anadilini okumak veya okumamak diye bir düşünce bile olmamalı. Bu o kadar yersiz ve mantıksız normal bir çocuk düşüncesinin bunu kabul etmesi dahi mümkün değil. Bir düşünelim, bir Türk çocuğu olacak, Anadilini okumak istemeyecek, Türkçe saatlerine girmeyecek, arkadaşları Türkçe okurken o okul avlusunda top tepecek! Bunu ben hiç onaylamıyorum.

Ben çok defa Türkçe okumayan çocukları düşünüyorum. Onların dilimizle ilgili çok değerli bilgilerden mahrum kaldıklarını söylüyorum. Bana göre her Türk çocuğu Türkçe’yi sevmeli, saymalı ve her türlü şartlarda onu okumalıdır. Anadilini okumamak, annesinin, babasının ve dedelerinin diline karşı saygı göstermemektir. Hatta onlara karşı yüreğinde sevgi ve saygı olmamasına da işarettir. Ben kendi kendime bu çocukların davranışlarını yorumluyorum. Yabancı dilleri okuyorlar, ben de okuyorum, çünkü ileride, okullarda başarılı olmamız için yabancı dil bilmek çok önemli. Unutmamamız gerekir ki, bunu hiçbir zaman Türkçe’mizin hesabına yapmamalıyız. Hiçbir yabancı dil Türkçe’mizin yerini almamalıdır. Nedeni de şu, Türkçe’miz de o yabancı diller kadar büyüktür ve zengindir. Türkçe’miz bize o dillerden daha da lüzumludur. Bu gerçeği hiç bir zaman unutmamalıyız. Bir çocuğun hayatında Anadilini okumamaktan daha büyük bir yanlışlık olamaz.

Bazı baba ve anneler, çocuklarının Türkçe okumalarının önemini anlayamıyorlar. “Onlar Türkçe’yi evden biliyorlar, bu kadarı yeter” diyorlar. Kimisi de “Türkçe okumasa da olur, Türkçe onun diğer derslerine engel oluyor” diye konuşuyorlar. Bu tür sözler ancak bilgisiz insanların ağzından çıkabilir. Okumuş bir insanın ağzından böyle düşüncesiz sözler işitmezsiniz. Böyle anne ve babalar, onlara doğruyu anlatmak isteyenleri de dinlemek istemezler. Neden, çünkü onlar her şeyi herkesten daha iyi bildiklerini zannederler. Böylece de bir bakıma çok sevdikleri çocuklarına en büyük kötülükleri yapmış olurlar. Ne desem olur, bilgisizlik kadar kötü bir şey yoktur. Bana göre iyi ve akıllı bir anne ve baba çocuğuna şu türlü tavsiyelerde bulunur: “Çocuğum, yada kızım, sen yabancı dil de oku, Bulgarca’yı da güzel öğren ama Türkçe’den ne pahasına olursa olsun, vazgeçme, o senin Anadilindir. Bir Türk çocuğu Türkçesiz olamaz, yarın Türkçe’yi güzel bilmediğinden utanırsın...” Dünyada hemen herkes kendi diline sahip çıkıyor. Ya biz ne yapıyoruz? Sonra, galiba, bazı anne ve babaların unuttukları bir şeyler var. Çok seneler önce memleketimizde Türkçe konuşmak ve okumak yasakmış. Annem diyor ki, kızım şimdi siz çok şanslısınız, okulda Türkçe de okuyabiliyorsunuz. Ama bazı kişiler bu fırsatı maalesef değerlendiremiyorlar.

Anadilimiz bizim her şeyimizdir. Her çocuk Anadilini en düzenli bir şekilde okumalıdır. Türkçe’miz bizim için Türk kültürünün altın anahtarıdır. Türkçe söz bakımından çok zengindir ve sözleri müzik gibi bir ahenge sahiptir. Ben televizyon ve radyolardan Türkçe dinlerken müzik dinlemiş gibi oluyorum. Güzel Türkçe konuşan sunuculara gıpta ediyorum. Ben Türkçe’mi çok seviyorum, bu sevgi benim içimde, kalbimin derinliklerinden geliyor. Ben diyebilirim ki, Türkçe’ye aşık bir öğrenciyim.

Canan Cezani

Silistra İli, Çernolik Köyü,

“Petır Beron” okulu
 
 

 

 

Muhacir diye küçümsenenler,tarihin yazdığı savaşlarda en geriye kalanlar,yani "Düşmanla sonuna kadar dövüşenler"  çekilen ordunun ri'cat hatlarını sağlamak için kendilerini feda edenler ve düşman karşısında kaçmak,çekilmek nedir bilmeyenlerdir.Muhacirler kaybedilmiş ülkelerimizin milli hatıralarıdır.
17.01.1931  M.Kemal Atatürk
 

 

 

.

2005-Bal-Göç web sitesi tasarımı:Erdinç Kahraman